Kafkasya Bizim İçin Neden Önemli?

KAFKASYA – TÜRKİYE

 

  • Kafkasya bölgesi Ülkemiz tarihi boyunca hem siyasal hem sosyolojik olarak önem arz etmiştir.
  • Günümüzde KAFFED verilerine göre yaklaşık 5-7 milyon arasında Kafkasya kökenli Türk vatandaşı bulunmaktadır.
  • Kafkasya Rusya-Osmanlı ve Rusya-Türkiye arasında değişen zaman aralıklarıyla tampon bölge görevi görmüştür.
  • Konum
    Kafkasya (ing: Caucasia), Karadeniz ve Hazar denizi arasında yer alan dağlık bölgenin adıdır. Doğal sınırlarının batısını Karadeniz, doğusunu ise Hazar denizi oluşturur.
  • Kafkas dağları, Kafkasya bölgesini kuzey-güney olmak üzere ikiye ayırır. Güney kısımları bağımsız devletlerden oluşurken, kuzey kesimleri Rusya Federasyonu yetkisi altındadır.
  • Kuzey Kafkasya’yı stratejik olarak önemli yapan unsurlar;
  • Karadeniz ve Hazar kıyılarına komşuluğu.
  • Rusya’nın buğday ve mısır gereksinimini karşılayan verimli Kuban ve Terek ovalarına sahip olması.
  • Kuzey Kafkasya’yı güneye bağlayan Daryal Geçidi’nin bulunması.
  • Zengin petrol kaynaklarının varlığı ve enerji hatları güzergahında bulunması olarak karşımıza çıkmaktadır. (Kanbolat, Kış 2011).

KAFKAS HALKI NEDEN GÖÇ ETTİ ?

 

  • Rusların bölgeyi hakimiyeti altına almak istemesi sonucu askeri ve siyasi baskılar uygulaması ve Kırım savaşının ardından Osmanlının bölgeye desteğinin azalmasıyla birlikte Rusya’nın baskılarının artması halkı direnişe ardından göçe zorlamıştır.
  • Özellikle «Müridizm» hareketi direnişin en kuvvetli noktası olmuştur.
  • Ancak şeyh Şamilin Rusya tarafından ele geçirilmesiyle direniş sonlanmıştır.
  • Ruslar bir ay içinde yurtlarını terk etmeyen Kafkasyalıların Rusya’nın muhtelif mıntıkalarına sürüleceğini belirtmiştir.
  • Esarete ve tabiiyete karşı olan halklar ivedilikle tehcire başlamıştır.

Kafkasyalılar, Osmanlı İskan Politikaları doğrultusunda iki ana hat üzerinde yerleştirildiler:

 

  • 1 – Sinop, Samsun, çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Yozgat, Kayseri, Kahramanmaraş çizgisini izleyen ilk yerleşim bölgesi Hatay’da Türkiye Cumhuriyeti topraklarından çıkarak bugünkü, Suriye ve Ürdün topraklarında devam etmektedir.
  • Kafkasya Samsun     Bulgaristan (Burgaz Limanı)      Yunan Adaları     Kuşadası’ndan başlayarak Afyon Dinar’a kadar köylere sülaleler olarak yerleştirilmişlerdir.
  • Günümüzde Kafkasya kökenli insanların yoğun olarak yaşadığı yaklaşık 900 köy vardır.

KAFKASYALILARIN YAŞADIĞI PROBLEMLER

  • İlk iskan edildikleri dönemlerde açlık, salgın hastalıklar, fakirlik, barınma ve uyum sağlayamama gibi problemler ortaya çıkmış çok sayıda mülteci yaşamını yitirmiştir.
  • Kafkasya Hristiyanlarına duydukları öfkenin bir neticesi olarak Hristiyan Ermenilere saldırılarda bulunmuşlardır.
  • Ulus devlet sürecine geçişte ne yazık ki radikal bir biçimde etnik olarak yok sayılmışlar ve baskılanmışlardır.
  • Örneğin bu dönemde İmamlar kendi dillerinde dua etmenin günah olduğunu söyleyip kendi dillerinde dua etmeyi yasaklamıştır.
  • Okula gönderilen çocuklara zorla Türkçe öğretilmiş Çerkes kökenli öğrenciler zaman zaman şiddete maruz kalmışlardır.
  • Kendi aralarında düzenledikleri bir çeşit tören olan at yarışlarında kızların kazanan erkeklere Kafkas bayrağı hediye etmeleri toplum tarafından milliyetçilik olarak algılanmış Çerkes milliyetçiliği yapılıyor denilerek psikolojik baskı uygulanmıştır.

  • 5 Kasım 1977’de Tsey Mahmut Özden isimli Çerkes kökenli bir vatandaş Çerkeslerin örgütlediği dernek ve toplulukların bir üst federasyonda birleşmesi için yapılan fikir beyanının ardından otobüs durağında beklerken kurşunlanarak öldürülmüş. Bu durum Çerkesler arasında gözdağı ve tehdit olarak değerlendirilmişti.
  • Çerkes Ethem vakasından dolayı Çerkesim demek uzun süre boyunca hain ve terörist gibi anlamlarla bir tutulmuş pek çok Kafkas kökenli vatandaş kendi öz kimliğini açıklamaktan çekinmiştir.
  • ÇERKESLERİN GENEL TALEPLERİ
  • Ana dilde eğitim.
  • Çerkes soykırımının devletçe tanınması.
  • Ana dilde televizyon haber, radyo yayını düzenlenmesi.
  • Çerkes Ethem’e yapıldığı düşünülen ayıbın kabul edilip değiştirilmesi.

DEVLETİN TALEPLER DOĞRULTUSUNDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR

  • Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri, Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü ilk öğrencilerini almak üzere hazırlıklarını tamamladı.(2014)
  • Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde Çerkes Dili ve Kültürü Anabilim Dalı 2018-19 öğretim yılı için öğrenci alabilecek.
  • Bir vatandaşın Çerkez Ethem’in Hain olmadığını belirten ve bu durumun devletçe kanıtlanması gerektiğini anlatan dilekçe vermesi üzerine 2014’de Bülent Arınç TBMM’de Ethem Beyin na’şının getirilmesi için çalışmalara başlandığını ve Çerkez Ethem’in hain olmadığını söylemiştir.(Resmi ilk kabul)
  • TRT’de sınırlı zaman dilimlerinde yapılan Çerkesçe yayınlar mevcut.

 

Bir Cevap Yazın