Yolsuzluk Nedir?

Yolsuzluk nedir?

Dünya Bankası, yolsuzluğu “kamu görevinin özel çıkar sağlamak için kötüye kullanılmasıdır” diye tanımlarken Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı aynı kavramı, “Yolsuzluk, kamu güç, görev ve yetkisinin rüşvet, irtikâp, kayırmacılık, sahtekarlık ve zimmet yoluyla özel çıkar elde etmek için kötüye kullanılmasıdır.” diye tanımlamaktadır.

Yolsuzluk paranın kaybıdır!

Photo by cottonbro on Pexels.com

Yolsuzluk olaylarına dünyadan örnekler:

Japonya’da devlete ait arazinin Başbakan Şinzo Abe’nin eşi Akie Abe ile bağlantılı bir özel okul işletmesine sudan ucuz fiyata satılması skandalı. Şubat 2017’de Asahi Şimbun gazetesi, Osaka’daki 8770 metrekarelik arazinin gerçek değerinin yüzde 14’üne denk gelen 134 milyon [i]yene satıldığını ortaya çıkarmıştı. Satış belgelerinden Abe, eşi Akie ve Maliye Bakanı Taro Aso ile ilgili bölümlerin silindiği ortaya çıktı. Moritomo’nun çocuk bahçesi ve ilkokulunda Japonya’yı faşizme ve 2. Dünya Savaşı’na sürükleyen 1890-1945 arasındaki imparatorluk yönetiminin müfredatı okutuluyor.

İngiltere’de bir yangında ölen kişilerin aileleri için oluşturulan para fonundan belediye çalışanının şahsi harcamalar yaptığı ortaya çıktı. Yaklaşık 62 bin sterlini 10 ayda parça parça nakit olarak çekip Tatilde ve kumarda harcadığı ortaya çıkan şahıs suçunu kabul etti ve mahkemece izleme kelepçesi takılması suretiyle şartlı kefaletle serbest bırakıldı. Mahkemede seri dolandırıcı olarak suçlanan şahsın Dubai ve Los Angeles’ta tatil yaptığı öğrenildi.

Yolsuzluk kirli para olarakta ifade edilir.

Photo by cottonbro on Pexels.com

Hessen eyalet televizyonunun eski spor servisi başkanı Jürgen Emig, yayın karşılığında organizatörlerden para aldığı ve yayınlarında büyük markaların logosunu görüntülediği gerekçesiyle tutuklandı. Medyadaki rüşvet skandalı bu ayın başlarında Orta Alman Radyosu spor servisi başkanı Wilfried Mohren’i de görevinden etti. Jürgen Emig gibi Mohren de rüşvet karşılığında görevi suistimal ettiği zannıyla gözaltına alındı.Almanya’da yayımlanan Süddeutsche Zeitung gazetesi, Almanya’da iktidardaki Hıristiyan Demokrat Partisi’ne (CDU) Azerbaycanlı devlet firması Socar’dan ‘gizemli bir ödeme’ yapıldığını yazdı. CDU’nun Frankfurt temsilciliğinin Socar firmasından yasadışı para aldığı belirtilirken, hâlihazırda yargıya intikal eden bu olayın kamuoyuna ilk kez duyurulduğu açıklandı.  CDU’nun Avrupa Birliği dışındaki herhangi bir yabancı bir şirketten bağış almasının parti tüzüğüne aykırı bir durum olduğu belirtildi.

Azerbaycanlı firmanın CDU’ya 28 bin Euro ‘luk ödemesinin 2012 yılında yapıldığı ortaya çıktı. CDU’ya yönelik ödemenin ‘sosyal sorumluluklar’ başlığı altında yapıldığı ifade edildi. Azerbaycan merkezli Socar’ın CDU’ya yaptığı ödemenin ilk olarak Şubat 2012’de 3 bin Euro daha sonra ise 25 bin Euro değerinde olduğu ifade edildi. Söz konusu ödemenin Almanya merkezli bir banka hesabından yapıldığı ancak incelemelerin ardından ödemenin kaynağının Bakü merkezli bir firma olduğu ifade edildi.  Transparency International örgütüne göre Almanya’da da çok sayıda insan para sahiplerinin politik kararlar üzerinde etkili olduğu fikrine inanıyor. Yasaların parayla satın alınabileceğine inananların sayısı hiç de az değil. Almanya yolsuzluklar konusunda 177 ülke arasında 12. sırada.

Yolsuzluk haklara ulaşmayı engeller

Photo by Karolina Grabowska on Pexels.com

17 Aralık soruşturması veya 2013 Türkiye Rüşvet Skandalı:

Eylül 2012 ve Şubat 2013’teki bir dizi ihbarla başlayıp, 17 Aralık 2013 günü Cumhuriyet Savcısı Celal Kara‘nın gözaltı talimatları ve ilgili mahkemelerin arama kararlarının yerine getirilmesi ile kamuoyunun duyduğu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen. Aralarında iş adamları, bürokratlar, banka müdürü, çeşitli düzeyde kamu görevlileri ve 61. Türkiye Hükûmeti kabine üyesi dört bakan ile üç bakan çocuğunun olduğu kişiler hakkında “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” suçlarını işledikleri iddiasıyla yürütülen soruşturmada 16 Ocak 2014 tarihli HSYK kararı ile soruşturmayı başlatan Cumhuriyet Savcısı Celal Kara’nın görev yeri değiştirilmiş olduğundan, soruşturma diğer savcılar tarafından yürütüldü.  

 Kayıp trilyon davası: 28 Şubat süreci sonrası Refah Partisi’nin 1998 senesinde kapatılmasından sonra aldığı 1 trilyonluk (TL) hazine yardımını devlete iade etmemesi üzerine açılan davadır. Davada müfettişlerin yaptığı incelemelerle paranın sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği anlaşılmıştır. Dava sonucu Refah Partisi (RP) başkanı Necmettin Erbakan 2 yıl 4 ay hapse mahkûm olmuştur. Yine RP’nin 68 yöneticisi 1 yıl ile 1 yıl 2 ay arası hapis cezası almıştır.  Türkiye Dünya Yolsuzluk Algı Endeksi’nde bir yıl içinde 13 sıra düşerek 180 ülke arasında 91. sırada yer almakta (2019 verilerine göre).

Vergi kaçırmakta bir yolsuzluk örneğidir.

Photo by Karolina Grabowska on Pexels.com

Yolsuzlukla Mücadele:

Yolsuzluklarla mücadelede yetkilerin bir kişi elinde toplanmaması kurulunun en yüksek düzeydeki uzantısı olan kuvvetler ayrılığı ilkesi ile idarenin hiyerarşik düzeni karşısında kurum, kuruluş veya bazı alanların yasalarla mükerrer olarak birden fazla denetim kurul ve biriminin denetimine tabi tutulması kaçınılmazdır. Ulusal ve Uluslararası tüm özel ve kamu kuruluşları yolsuzluğu önlemek ya da en aza indirmek için hizmet ve faaliyetlerinde dürüstlük, saydamlık, hesap verilebilirlik, tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda en yüksek standartları sağlamayı hedeflemektedir. Bu tanıma Yolsuzlukla Mücadele Politikası denmektedir. Birincil olarak yapılması gereken tüm örneklerde görüldüğü üzere yapılan hizmetin veya malın etik değerler çerçevesine konularak öğretilmesidir. Bütün hizmetler belirli karşılıklar ile sunulmaktadır ve bütün bunlar temel ahlaki ilkelerin oluşturduğu toplumsal ve bireysel dengelerle sağlanmaktadır. Toplumun hizmet veya faaliyet gösteren bireyi ya da kurumu bu dengeleri göz önüne almalı ve etik değerlere uymalıdır. Bunu olmadığı yapılarda veya bireylerde yolsuzluk önlenememektedir.

Denetim Türleri ve Teknikleri:

  • İşlemlerin az ve basit olduğu başlangıçta harcamaları yapan kişinin dinlenmesi,
  • Daha sonra hata ve suistimallerin tespiti amacıyla işlemlerin fiziki olarak doğrulanması usulünün uygulanması,
  • Yirmi birinci yüzyılın başlarında işlemlerdeki karmaşıklıkla birlikte mali tabloların doğrulanması ve mevzuata uygunluğun tespiti,
  • Faaliyet alanlarının iyice genişlemesi ile birlikte de kaynakların kullanımında verimlilik, etkinlik ve tutumluluk İlkelerine uygunluğun saptanması,

Şeklinde olmuştur.

Dünyada uygulanan çağdaş kamu denetim türlerini amaçlarına göre düzenlilik denetimi ve performans denetimi olarak iki ana başlıkta toplamak mümkündür.

Finansal denetimi, mali denetim, uygunluk denetimi, klasik denetim gibi birçok ismi olan düzenlilik denetimi:

  1. Hesap verme sorumluluğunun yerine getirilip getirilmediğinin takibi ve mali tabloların incelenmesi ve değerlendirilmesi,
  2. Uygunluk bildirimleri ile bir bütün olarak devlet yönetiminin hesap verme sorumluluğunun doğrulanması,
  3. Mali sistemlerin ve işlemlerin ilgili kanun ve düzenlemelere uygunluğunun araştırılması,
  4. Kurumun otokontrolünü sağlayan iç kontrol mekanizmalarının yeterli olup olmadığının incelenmesi,
  5. Denetlenen kuruluşlarla alınan idari kararların doğruluk ve uygunluğunun denetlenmesi,
  6. Denetim sonuçlarının rapor edilmesi,

hususlarını içermektedir.

Verimlilik etkinlik ve tutumluluk denetimi olarak kısaca tanımlanabilecek performans denetimi ise;

  1. İdari faaliyetlerin tutumluluğunun, sağlıklı idari prensip ve uygulamalar ile yönetim politikalarına göre denetlenmesi,
  2. Kaynakların kullanımındaki verimliliğin, bilimsel kriterler ile ilgili makamlar tarafından geliştirilmiş performans hedeflerine göre denetlenen kurumlarca eksiklikleri gidermek için alınan tedbirler de dahil olmak üzere denetlenmesi,
  3. Kuruluşların hedeflerine ulaşmadaki etkinliklerinin; kurum faaliyetlerinin yarattığı gerçek etkinin, amaçlanan etkiye kıyaslanmak suretiyle denetlenmesi,

konularını kapsamaktadır.­

• Kaynakça:

Yolsuzlukla Mücadeleye Yardımcı Olmak Maksadıyla Alınması Gereken Tedbirlere İlişkin İnceleme Raporu [Syf(120-159)] . Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı Yayımları-2

 

Bir Cevap Yazın