Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)

SSCB:

Sovyetler birliği

Avrupa’nın doğusu ile Orta ve Kuzey Asya’da federal devlet. Yüz ölçümü 22.402.200 km², nüfusu 1987’de 282.811.000 (1972’de Sovyetler Birliği nüfusunun iki kıtaya bölümü şöyleydi: Asya 61.728.000, genel yoğunluk 4; Avrupa 185.731.000, genel yoğunluk 33). Ortak başkent Moskova 8.714.000 (1986).

Büyük Kentleri :

A) 4 milyondan fazla nüfuslu: Leningrat;

B) 2 milyondan fazla nüfuslu ; Kiev, Taşkent ;

C) 1 milyondan fazla nüfuslu: Bakü, Harkov, Gorki, Dnyepropetrovsk; Donetsk, Navosibirsk, Minsk, Kazan Alma Ata, Sverdlovsk, Tiflis,  Odessa, Omsk, Perm, Erivan, Çelyabinsk;

D)  900 binden fazla nüfuslu: Volgograd, Rostov, Ufa, Saratov.

Resmi dili Rusça olmakla beraber, birçok dil konuşulur.Bu dil ve dilayeklerin sayısı 20 kadardır. Dil , ırk ,din ve etnik bakımlardan yeryüzünün en karışık ülkesidir. 110’ dan fazla halk ve etnik grup yaşar. Nüfusun çoğunluğunu  Slavlar meydana getirir.(Ruslar 132.200.000, Ukraynalılar 48.200.000, Beyaz Ruslar 9.200.000) ikinci kalabalık grup Türklerdir (hepsi birden 50.000.000 kadar).

SOVYETLER BİRLİĞİ

Sovyetler Birliği’nin en göze çarpan özelliği, arazi bakımından bütün karaların %152’ni meydana getirecek  derecede geniş oluşudur: Batıdan doğuya yaklaşık 10.000 (Baltık kıyısından Çukotka Yarımadası’na kadar), kuzeyden güneye 5.000 (Çelyuska Burnu’ndan Türkmenistan‘ın güney sınırından Kuşka’ya kadar) km’dir. Ülkenin en kuzey noktası olan Çelyuskin Burnu’ nun enlemi 77o 43’ hatta François-Joseph Takımadaları’  na dahil Rodolphe Adası’nın enlemi 81o51’ ya kadar çıkar. Yarıdan çoğu kıyı olmak üzere,sınırlarının uzunluğu 60.000 km’yi geçer.Şu denizlerle çevrilidir: Batıda Baltık ; güneyde Karadeniz ve Azak, kuzeyde Kuzey Buz Denizi’nin ikinci kolları olan Barents, Beyaz, Kara, Laptev, Doğu Sibirya, Çukotka denizleri ; doğudaysa Bering, Ohaskve Japon denizleri.

Karadan ortak sınırının bulunduğu komşu ülkeler şunlardır:

Norveç ,Finlandiya, Polonya, Çekoslovakya ,Macaristan, Romanya, Türkiye ,İran, Afganistan, Çin, Moğolistan, Kore; ayrıca Japonya Bering Boğazı’nın karşısında Alaska(ABD) ile de yakın komşudur.

Fiziki koşullar:

Sovyetler Birliği’nde az yüksek düzlükler(ova, plato,çanaklaşmış küvetler)son derece geniş alanlar kaplar; dağlar genellikle kenarda toplanmıştır: Birliğin batı yarısı (Yenisey Irmağı’na ve Orta Asya dağlarına kadar) alçak ve çok geniş ovalarla kaplıdır. Oysa, doğuda daha çok platolar ve güneydoğu sınırlarında da hemen hemen kesintisiz dağ sıraları egemendir.

Avrupa kısmı da ovalar ve alçak platolarla örtülüdür. Bu düzlükler güneyde Karpat, Kırım ve Kafkas dağları ve doğuda Urallar ile çevrilir (Urallar Arupa-Asya toprakları arasında sınırdır). Ana akarsuyu Obi-İrtiş olan ve çok geniş bir küvet meydana getiren Batı Sibirya’nın doğusunda “Orta Sibirya Platosu” yayılır (dünyanın en geniş platosu).Bu platonun güneyinde Sayan, Transbaykal dağları uzanır.Kuzeydoğu Sibirya’nın büyük bölümüyle (Lena’nın doğusu) Uzakdoğu (Pasifik’e komşu) yine dağ sıraları platolarla örtülüdür. Verkoyanks, Çerski, Kolyma vb. Asya topraklarının güneyi, Batı Türkistan,büyük bölümüyle çanaklaşmış düzlüklerden ve güney kenarındaysa yüksek dağlardan meydana gelir: Karakum, Kızılkum ve Açlik Bozkırı; Pamir Platosu’ndan doğuya uzanan bir seri sıradağ (Tanrı, Altay ,Ala vb.).

Photo by Simon Matzinger on Pexels.com

Bu dağlar üzerindeki en yüksek doruklar:

Komunizm 7.495, Pobiedy 7.439, Lenin 7.134 m.

Sovyetler Birliği, bu kadar geniş bir ülke olmasına karşın, iklim koşulları,  geniş alanlar boyunca az çok yakınlık gösterir. Bu ortak yanın başlıca özelliği “kuvvetli karasallık” tır. Bu nitelik o derece genel bir karakterdir ki, bunun dışında kalabilen alanlar çok küçüktür (Karedeniz’in doğu kıyıları, Kırım gibi). Kışlar her yerde çok uzun, çok şiddetli geçer ve yıllık  yağış tutarları genellikle azdır. Egemen mevsim kıştır. Kışların süresi ve şiddeti denizden uzaklaştıkça artar.

Sibirya’nın kuzey ve merkezi kesimlerinde donlu günlerin sayısı 300, Avrupa Rusyası’nın  kuzeyinde ve Orta Sibirya’da  240-270, Ukrayna ve Güney Sibirya’ da 180-240 gündür. Çok kar yağmaz; fakat yerde kalış süresi ayları bulur. Yazlar kısa ve sıcaktır. Ormanlar ülkenin yarıdan çoğunu kaplar. ( dünya orman örtüsünün 1\5’i). Orman, ülkenin kuzey kesiminde (Arktik kıyısındaki tundra şeridi dışında) sürekli bir örtüdür. Ülkenin güney yarısı (kenarlardaki dağlar hariç), yerine göre ağaçlı bozkır, bozkır, kurak tuzlu bozkır ve çöllerle örtülüdür.

Kurak bölgelerin oldukça geniş yer kaplamasına karşın, Sovyetler Birliği iç sular bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Bu zenginlik, ekonomi yönünden ifade edilirse; büyük ırmakların toplam kurulu enerji potansiyeli demektir. (1986’ da toplam elektrik üretimi 1.599.000.000 kw-saat).

En büyük akarsular, döküldükleri denizlere göre şunlardır:

Kuzey Dvina, Peçora, Obri-İrtiş, Yenisey, Lena, İndigirka, Kolyma(Kuzey Buz Denizi-Arktik); Amur, Anadyr (Pasifik); Tuna, Dinyester, Dinyeper, Riyon, Kuban (Karadeniz); Don (Azak); Batı Dvina, Neva(Baltık); Ural, Volga, Emba, Kura, Terek (Hazar); Amuderya, Sriderya (Aral Gölü). İrili-ufaklı göllerin ve göletleri sayısı 250 bini bulur. Bunlardan 20 gölle, 10 kadar göletin (baraj gölü) her birinin alanı 1.000 km.2 den fazladır. Hazar ve Aral dışında 5.000 km2′den daha geniş göller şunlardır: Baykal (dünyanın en derin gölü; en derin yeri 1.600m.yi geçer). Ladoga, Balkaş, Onega, Issık. En büyük göletler ise Kuibişev (Volga) Bratsk (Angara), Buştarmisk’tir (İrtiş).

Ekonomi:

SOVYETLER BİRLİĞİ

Zafer için yeniden inşa edeceğiz !

Ekonomik hayatında ulaştığı düzey bakımından Sovyetler Birliği Avrupa’da birinci, ABD den sonra, dünyada ikinci sırayı alır. 1917 Devrimi’ni izleyen karışık bir dönemden sonra, Sovyetler Birliği’nde bugünkü siyasal ve ekonomik rejim yerleşmiştir. 1928’de uygulanmaya başlanan beş yıllık kalkınma planları, önce ülkenin yeraltı zenginlikleri meydana çıkarmak ve temel endüstri kurumlarını yaratmaya yöneldi.

1927’ den 1957’ye kadar geçen 30 yıllık dönemde (Sovyetler Birliği için her bakımdan) çok yıkıcı olan savaş   yıllarına  karşın), tarım, hayvancılık, ulaştırma; teknolojik gelişmeler ve özellikle endüstri alanlarında gerçekleştirilen kalkınma çok büyüktür. 1957’den itibaren siyasal ve ekonomik politikada bazı değişiklikler yapıldı. Bunların en önemlisi, yönetimde “desantralizasyon”a gidilmesi ve 105 bölge meydana getirilmesidir. Bu bölgelerin her biri, bölgesel ekonomi konseyleri tarafından yönetilmektedir. Bazen birkaç federal bölge, tek ve büyük bir ekonomik bütün haline getirilmiştir. 1961’de bu bölgelerin dışında, ayrıca 17 süper bölge yaratıldı. Bunlar, daha çok federal cumhuriyetlerin alanlarına uyarlar. Sovyetler Birliği yeraltı kaynaklarıyla dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Birçok madenlerin gerek yedekleri ve gerekse ulaşılan üretim miktarıyla dünyada ya birinci ya da en başlarda gelen sırayı alır. Başlıcaları; Maden kömürü, linyit, turba, petrol, doğal gaz, demir cevheri, manganez, krom, bakır, kurşun, çinko, nikel, boksittir.

En zengin petrol yatakları Ural-Volga arasında (ikinci Bakü), Kafkaslar’ da, Batı Kazakistan’dadır (Emba). 1957-1964 arasında Sibirya’nın çeşitli yörelerinde yeni petrol yatakları bulunmuştur (Tyumen, Tomsk, İrkutsk, Yakutistan vb. ).

1976’ da petrol üretimi 520 milyon tonu bularak dünyanın birinci üreticisi olmuştur.  (1986’da hampetrol 4.616.000.000 varil). Başlıca maden kömürü havzaları; Donbass, Kuzbass, Kans-Açsink, Karaganda, İrkutsk, Peçora ve Güney Yakutistan’dandır. Demir cevherine gelince: Kursk, Krivoi Rog, Ural, Kazakistan ve Sibirya’nın çeşitli yöreleri. Başlıca manganez yatakları: Gürcistan ve Ukrayna’dadır; titan (Urallar, Ukrayna ve Sibirya), bakır (Kazakistan ve Urallar), kurşun çinko (Kazakistan ve Altay bölgesi), nikel (Kola Yarımadası), kobalt (Tuva), molibden (Kazakistan), değerli madenlerden altın, elmas vb.

Bazı üretimler ; Tarım (1963 ‘te):

2.600.000 traktör 553.000 biçerdöver, 38.000 kolhoz, 9.175 sovhoz; 216.000.000 hektar ekili arazi. 1970’ te bazı endüstriyel üretimler (ton olarak); Linyit 145.000.000 demir cevheri 118.000.000, manganez 2.300.000, font 86.000.000, kete lifi 442.000, şeker 10.000.000, elektrik enerjisi 1.111 milyar kws. ; ham çelik 116.000, petrol 352.000, maden kömürü 470.000, keten iğliği 322.000, pamuk ipliği 437.000, çinko cevheri 540.000, bakır 925.000, boksit 6.400 (3.200 alümin, 1.700 alüminyum), nikel cevheri 110.000, altın 400.000, gazete kağıdı 1 milyon, sentetik dokuma 166.000, plastik 1.700, çimento 95.000, oto 1 milyondan fazla, traktör 495.000.

1986’ da tarım (ton):

Patates 87.200.000, şeker pancarı, 79.300.000, buğday 780.100.000 arpa 46.500.000, yulaf 20.500.000, çavdar 15.700.000, mısır 14.400.000, keten elyafı 9.200.000 ham pamuk 8.230.000, üzüm (1987) 7.500.000. Canlı hayvan sayısı: 147.300.000 koyun, 121.900.000 sığır, 80.000.000 domuz, 6.500.000 keçi, 5. 800.000 at, 1.143.000.000 kümes hayvanı. Tomruk  296.000.000 m3, su ürünleri 10. 700.000 ton. Madencilik ve taş ocakçılığı: Demir cevheri, 250.000.0000, fosfat hayası 76.900.000, tuz 16.100.000, boksit 4.600.000, krom cevheri, 3.500.000 ton. 1968’de nükleer kökenli elektrik üretiminde dünyada beşinci sırayı alıyordu.

SOVYETLER BİRLİĞİ

Photo by Evgenia Kirpichnikova on Pexels.com

1922 ‘ de kabul edilen statüyle  Sovyetler Birliği federe cumhuriyetlere bölünmüştür. Bu cumhuriyetlerin bugünkü sayısı 15’tir (bunlardan ikisi, Ukrayna ve Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri ayrıca Birleşmiş Milletler üyesidir). Bu cumhuriyetler 117 arazi ve bölgeye bölünmüştür ki, yönetim üyesi olarak taşıdıkları sıfatlar değişiktir.

Örneğin: 20 özerk Sovyet sosyalist cumhuriyeti, 8 özerk Sovyet sosyalist bölge vb. 20 özerk cumhuriyetten 16’sı Rusya Federal Sovyet Sosyalist Cumhuriyet’ine, 2’si Gürcistan, birer tanesi de Azerbaycan ve Özbekistan Sovyet sosyalist cumhuriyetlerine dahildir. Sovyetler Birliği anayasasına göre, en büyük yönetim kurulu Büyük Sovyet’tir ki , iki meclisten kurulur: Birlik Sovyeti ve Milliyetler Sovyeti.

Aşağıda 15 federal cumhuriyeti, kendilerine bağlı özerk cumhuriyet ve bölgelerle birlikte veriyoruz:

1) Rusya Federal Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti: Başkırtlar Özerk Cumhuriyeti, Buryatlar Özerk Cumhuriyeti, Karelya Özerk Cumhuriyeti, Dağıstan Özerk Cumhuriyeti, Yakutistan Özerk Cumhuriyeti,  Kabardin-Balkar Özerk Cumhuriyeti, Kalmuklar Özerk Cumhuriyeti, Komiler Özerk Cumhuriyeti, Mariler Özerk Cumhuriyeti, Mordov Özerk Cuhuriyeti, Kuzey Osetleri Özerk Cumhuriyeti, Tuva Özerk Cumhuriyeti, Udmurtlar Özerk Cumhuriyeti, Çeçen ve İnguşlar Özerk Cumhuriyeti, Çuvaşlar Özerk Cumhuriyeti  ve özerk bölgeler: Adige Özerk Bölgesi, Gorna-Altay Özerk Bölgesi, Hakas Özerk Bölgesi.

2) Ermanistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

3) Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti: Nogorna Karabağ Özerk Cumhuriyeti;

4) Beyaz Rusya Sosyalist Cumhuriyeti;

5) Estonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

6) Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti: Abhazistan Özerk Cumhuriyeti, Acarlar Özerk Cumhuriyeti ve Güney Osetleri Özerk Bölgesi;

7) Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

8) Kırgızistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

9) Letonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ;

10) Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

11) Moldavya  Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

12) Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

13) Tacikistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti: Gorno -Badaşkan Özerk Bölgesi;

14) Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti;

15) Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti.

1917 Ekimi Devrimi’nden sonraki yıllar iç savaş ve yabancı müdahalelerle geçti. Sonunda Sovyet Rusya ve Batı devletleri yan yana yaşamayı kabul etmek zorunda kaldılar. Mart 1921‘ de parti birliğinin pekiştirilmesi ve birliğin sağlanması için hiziplerin (Troçki, Şlyapnikov ve Kollontay’ın önderliğinde hizipler vardı) kurulması yasaklandı.

PROLETERYA DİKTATÖRLÜĞÜ:

Aralık 1922’de Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Kafkasardı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Kongreleri, eski Rus İmparatorluğu topraklarının büyük bölümünü bir araya getiren, proleterya diktatörlüğünün oluşturacağı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni kurma kararı aldı. Bu birlik Petrograd’da Sovyet iktidarının ilanından beş yıldan biraz uzun bir süre sonra ortaya çıkıyordu. Stalin Nisan 1922’de Merkez Komitesi tarafından kendi ihdas ettiği genel sekreterlik görevine getirilerek 1923’ ten itibaren parti çizgisinden sapanları partiden çıkardı. Devrimin büyük lideri Lenin’in ölümü ülkeyi yasa boğdu (1824).

Sovyetler Birliği’nin  Ocak 1924’te kabul ettiği Anayasa’ya göre Sovyet Merkez Yürütme Komitesi, Birlik Sovyeti ve Milletler Sovyeti olmak üzere iki meclisten oluşuyordu. Ekim Devrimi’nden sonra bir dizi idari, iktisadi ve toplumsal reformlar yapıldı. Stalin 1929’da parti içindeki sağ ve sol kanat muhaliflerini tamamen tasfiye ederek SSCB’yi sanayileşme ve kolektifleştirmeye dayanan bütünsel bir devrime yönetti. Uygulamalara karşı çıkanlar kitleler halinde tutuklanıp kamplara götürüldü. Komünist Partisi’nin görünümü de değişti. Parti, Sekreterliğin sıkı denetimi altına girdi. Lenin’in eski arkadaşları çeşitli terör merkezlerine bağlı olmakla suçlandılar. Yargılanarak ölüme mahkum edildiler. Böylece Stalin uysal üyelerden oluşan bir partiye önderlik etti. 1936 Anayasa’sıyla SSCB’ deki dönüşler onaylandı.

Anayasa uyarınca 1937’de Yüksek Sovyet kurularak başına Kalinin getirildi. SSCB, 1934’te Milliyetler Cemiyeti’ne kabul edildi. Almanya ve Japonya’da güçlenen faşizme karşı mücadele edebilmek için Fransa’yla saldırmazlık antlaşması imzalandı (1935).

SAVAŞ DÖNEMİ:

Çekoslovakya ve Romanya’yla diplomatik ilişkiler kuruldu. Ancak Hitler, SSCB’ye yapacağı saldırının hazırlığını başlatmış, doğuda ele geçirilecek topraklarda yaşayan halkın köleleştirilmesi buralara kolonlar yerleştirilmesi konusunda planlar yaptırmıştı. Alman ordusu 22 Haziran 1941’de saldırıya geçti. 1943 yılı başından itibaren Kızıl Ordu, partizan örgütlerin de yardımıyla, ulusal topraklarını kurtardı. 1944’de Almanları, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’a dek geri sürdü. 1945 başlarında Polonya’ da ilerleyerek Yalta Anlaşmaları uyarınca (Şubat 1945) Almanya’nın doğusunu işgal etti. Yine bu antlaşmalar uyarınca Haziran 1945’te Japonya’ya savaş ilan etti ve bu ülkenin teslim olmasıyla Sahalin Adası’nı ve Kuril Adalarını ele geçirdi. Savaş sırasında 13 milyonu asker olmak üzere 20 milyon insan kaybeden SSCB yeni beş yıllık planla hedef alınan kalkınmayı gerçekleştirmeye koyuldu.

savaş sonrası:

Savaş sonrası yıllarının bir başka ayırt edici özelliği de Rus milliyetçiliğinin körüklenmesi ve çeşitli milletler üzerinden daha sıkı denetim kurulması yoluyla ideolojik baskıların güçlendirilmesiydi. İktidarını giderek daha kişisel bir biçimde sürdüren Stalin tapılan bir şahıs haline geldi. Savaş sonrası Kızıl Ordu’nun desteği ya da Moskova’nın siyasal baskısıyla meydana gelen devrimler sonucunda Bulgaristan, Romanya, Polonya, Çekoslovakya’da SSCB’yi örnek alan siyasi rejimler kuruldu. 1950 yılında da Çin Halk Cumhuriyeti’yle dostluk ve karşılıklı yardım antlaşması imzalandı. Böylece Sovyetler, sosyalist kampta hakim bir rol oynamaya başladı.

Photo by Pixabay on Pexels.com

SOĞUK SAVAŞ:

Amerikan emperyalizminin dünya hegemonyasını ele geçirmeyi amaçlamasının kendisi için bir tehdit olduğunu düşünen SSCB, 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Paktı’nın saldırgan bir nitelik taşıdığını ileri sürdü. Böylece soğuk savaş dönemi, Kore çatışmasının seyri, Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya girmesiyle iyice gerginleşti. Stalin’in ölümünden sonra (5 Mart 1953)parti sekreterliğine getirilen Kruşçev yönetimi, sosyalist yasallığı sağlamak ve Sovyet yurttaşlarının yaşam koşullarını iyileştirmek istedi. Stalin döneminde sürgüne gönderilenleri serbest bıraktı. Uluslararası ilişkileri yumuşatmaya çalıştı. SSCB 1955’te Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya ile Varşova Paktını imzaladı (1956’da Alman Demokratik Cumhuriyeti de katıldı).  (20) XX. Kongre’de barış içinde yan yana yaşama SSCB’nin dış siyasetinin çizgisi olarak tanımlandı.

KRUŞÇEV DÖNEMİ:

Kruşçev partiyi Stalincilerden arındırarak 1958’de Konsey Başkanı oldu. Yönetimi sırasında bazıları çelişik ve aceleye getirilmiş reformların doğurduğu tehlikeli engellerle karşılaştı. Dış ilişkilerde (Çin-Sovyet anlaşmazlığı, Doğu-Batı ilişkilerinin kötüleşmesi, Berlin duvarının inşası, Küba’ya destek ve Sovyet füzelerinin Küba’ya yerleştirilmesi) karşılaşılan sorunlar da eklenince halkın sevgisini kaybeden Kruşçev, Parti Prezidyumu tarafından keyfi idarecilik ve serüvencilikle suçlandı. Kruşçev Ekim 1964’te istifa etmek zorunda kaldı. Brejnev parti birinci sekreterliğine getirildi.

Yeni yönetim gerçekçi bir siyaset gütmek, Kruşçev’in devrimci ütopyalarını bir yana bırakmak istiyordu. Parti’nin (23) XXIII. Kongresi (1966) Leninci Ortodoks görüşe bağlı kalmak azminde olduğunu açıkladı. İdeolojinin saptanması, ifade ve haber alma araçlarının denetlenmesi, resmi görüşten sapanların baskı altına alınması konularında sert bir tutum izlendi. Kruşçev döneminde belli bir hoşgörüye alışmış olan aydınlar yeni ideolojik tutuma karşı çıktılar. Bu kişilerin muhalefetini kırmak için önlemler alındı ve mahkum edildiler. 1977’de kabul edilen Anayasa, işçi ve köylülerin sosyalist  devletinin ‘’tüm halkın sosyalist devleti’’ ne  dönüştüğünü gösteriyor ve Sovyet toplumunun ileri sosyalist toplum  olduğunu belirtiyordu.

Leonid Brejinev 1977’ de parti başkanlığı ve devlet başkanlığı görevlerini kendinde topladı. Brejnev yönetiminin ayırt edici özelliği, kadroların büyük bir istikrar kazanmasıdır. Ancak devlere ya da kooperatiflere ait malzeme ve hammaddelerin hileli yollardan ele geçirilmesine dayanan yasadışı ekonomik etkinlikler arttı. Brejnev, Kasım 1982’de ölünce parti genel sekreterliğine Yuri Andropov geçti, 1983’ te de Yüksek Sovyet başkanlığına getirildi. Andropov  yönetimi sosyalist çalışma disiplinini pekiştirip ‘’ kişisel zenginleşme’’ye karşı mücadele ederek iç durumu iyileştirmeye çalıştı. Andropov ‘un ölümünden sonra partinin ve devletin başına Kostantin Çernenko geçti. Çernenko da ölünce yerine 1985’te Mihail Gorbaçov getirildi.

REFORMLAR (SONUN BAŞLANGICI):

Gorbaçov parti içinde yeterli desteği sağladıktan sonra reform girişimlerine başladı. Ocak 1987’deki parti merkez komitesi toplantısında yaygın reformları, demokratikleştirmeyi savundu. Prestrokya (yeniden yapılanma) ve glasnost (açıklık)ilkeleriyle özetlediği reform paketi komite tarafından desteklendi. Demokratikleşme sürecinde Stalin döneminde ölüme mahkum edilen Buharin, Rıykov, Lev Kemenev gibi parti önderleri Yüksek Mahkeme’ce aklandılar. Moskova’da bir kamuoyu araştırma merkezi kuruldu. Devlet-Kilise ilişkileri yumuşadı. Ancak demokratikleşme hareketi milliyetçilik özlemlerinin açığa çıkmasına yol açtı. II. Dünya Savaşı sırasında Özbekistan’a sürülen Tatarlar Kırım‘a dönmek için girişimlere başladılar. Ermeniler Dağlık Karabağ yöresinin Ermenistan‘a bağlanması için gösteriler yaptılar. Azerbaycan’da Azerilerle Ermeniler arasında çatışmalar çıktı. Gürcistan’da şiddetle bastırılan gösterilerde ölenler oldu. Letonya, Litvanya ve Estonya tek taraflı bağımsızlık ilan ettiler. Gorbaçov büyük önem verdiği reformların gerçekleşmesi için dış politikada da barışa ve silahsızlanmaya ağırlık verdi.

Bir Cevap Yazın